Müslüm Gürses kimdir, ne zaman öldü?

Ana adı Müslüm Akbaş olan Müslüm Gürses ölümünün 9.yılında anılıyor. Arabesk müziğin efsanelerinden Müslüm Gürses, 5 Temmuz 1953 yılında Şanlıurfa ’da dünyaya geldi. Yaşadığı döneme şarkıları ile damga vuran Müslüm Gürses ’in hayatı “Müslüm” filmiyle beyaz perdeye taşınmıştı. Hayranları kadar Müslüm Baba lakabıyla bilinen meşhur sanatçı geride çarpıcı bir biyografi ve unutulmaz şarkılar bıraktı. İşte, Müslüm Gürses ’in hayatı ve şarkıları…

MÜSLÜM GÜRSES NE VAKIT VE KAÇ YAŞINDA ÖLDÜ?

Hayranları göre “Müslüm Baba” lakabıyla anılan ünlü arabesk sanatçısı Müslüm Gürses 3 Mart 2013 tarihinde 60 yaşında vefat etti.

MÜSLÜM GÜRSES VEFAT NEDENİ NE?

15 Kasım 2012 tarihinde geçirdiği by pass ameliyat sonrası yoğun bakıma kaldırılan Müslüm Gürses ’in ölüm nedeni akciğer ve kalp yetmezliğidir.

MÜSLÜM GÜRSES KİMDİR?

Asıl adı Müslüm Akbaş olan Müslüm Gürses 7 Mayıs 1953 yılında Şanlıurfa Halfeti ’de dünyaya geldi. Müslüm Gürses’in annesi Emine Akbaş ve babası Mehmet Akbaş tarım işçisidir. Ailenin birincil çocuğu olan Gürses ’in Zeyno ve Ahmet adında iki kardeşi bulunuyor. Ünlü sanatçının ailesi, hesaplı sıkıntılar nedeniyle kendisi 3 yaşındayken Adana’ya göç etti. Müslüm Gürses, ilkokuldan sonradan eğitime devam edemedi ve bir süre kundura tamircisi ve terzi olarak çalıştı.

Babasının engellemesine rağmen, annesinin desteğiyle 1967’de hemen şimdi 14 yaşındayken Adana’da bir nehir bahçesinde düzenlenen ses yarışmasına katılarak birinci oldu. Arabesk ‘in artist ismi, yarışmadan sonra “Gürses” soyadını kullanmaya başladı. Halk Müziği eğitim merkezinde müzik dersleri almaya başlayan ressam sanatkâr, katıldığı bir televizyon programında, o günleri şu sözlerle anlatmıştı: “Adana’ya geldik. Minik bir evde oturuyorduk. O vakit Adana natürel fakat çok sıcaktı. Cümbür Cemaat damda yatıyordu. Biz de tabii damda yatıyoruz, sıcak olması münasebetiyle. Kendimizce (şarkı) okuyorduk. Komşular, “Sesin güzel. Bir tane daha, bir tane daha oku.” derdi. O sıralar, Mustafa diye bir ayakkabıcı arkadaşımız vardı. Millet eğitim merkezine gidiyordu, bağlama çalıyordu. Insanlar eğitim merkezinin güzelliğinden bahsetti. ‘Ben de gidebilir miyim?’ dedim. Gelebilirsin dedi. Gittim, orada gayet güzel, müzik namına, insanları eğitiyorlar. 4 ya da 5. sınıftaydım. Bir müddet gittik. Orada piştik. Neyin ne olduğunu gördük. Değerli hocalarımız vardı.”

Kendisine gelen teklifle kısa bir zaman nehir bahçesinde türkü söylemeye başlayan Gürses, işlerin iyi gitmemesi nedeniyle terziliğe geri dönmek zorunda kaldı. Ünlü ressam, müziğe başladığı ilk yıllarla ilgili yaptığı açıklamada, “İlkokulu bitirdim. Gerisi değil. Adana’da damda yatarken uzun hava okudum. Arkadaşım Halkevine gidiyordu. Ben de gittim. Derken Çukurova Radyosu’nda sanatçı oldum.” Kelimelerini kullanmıştı. İlk plağı “Emmioğlu/Ovada Taşa Basma” büyük galibiyet elde etti. Arabesk müziğin sanatçı ismi, 29 Mayıs 1969’da babası tarafından annesi öldürülünce büyük bir sarsıntı yaşadı. Bir sözde, benzer gün Gürses’in kız kardeşi Zeyno Akbaş’ı da öldüren babası, cezaevine girdi. Hayatının bu noktasıyla ilgili konuşmak istemeyen ünlü sanatkâr, annesinin vefatının peşinde geldiği İstanbul’da, “Giyin Kuşan Selvi Boylum/Hayatımı Sen Mahvettin” ve “Gitme Gel Gel/Haram Aşk” adlı iki 45’lik plak doldurdu. Gürses, ”Sevda Yüklü Kervanlar” adlı şarkısıyla adını geniş kitlelere duyurmayı başardı. “Sevda Yüklü Kervanlar/Vurma Hoş Vurma” isimli 45’liği 300 bin basılarak dönemin rekorunu kırdı. Askerliğini Mamak’ta yapan Gürses, vatani görevini tamamladıktan daha sonra Burhan Bayar’ın bestelerine yer verdiği fazla sayıda plağı hayranlarıyla buluşturdu.

Müslüm Gürses, 1978 yılında Anadolu turnesi dolayısıyla Tarsus’tan Adana’ya dönerken Trafik kazası geçirdi. Sürücünün hayatını kaybettiği kazada, öldü sanılarak morga kaldırılan Gürses’in yaşadığı son anda ayrım edildi ve ameliyata alındı. Kazada, alnı ciddi biçimde zedelenen sanatçının başına, beynini koruyacak plaka takıldı. Gürses, kazadan dolayı koku alma duyusunu yitirdi. İşitme duyusu da önemli biçimde hasar gören sanatkâr, yavaş konuşmaya başladı.

Sanatkâr artist, 1990’lı yılların başında “Özür Diliyorum Senden”, “İsyankar” ve “Ben İnsan Değil miyim?” albümleriyle müzik dünyasında ikinci büyük çıkışını yakaladı. Arabesk dünyasına adını altın harflerle yazdıran Gürses, şarkılarında kendisini çaresiz, çaresiz hissedenlerin hislerine tercüman olmaya çalıştığını dile getirdi. Bir röportajında Orhan Gencebay ile arasındaki farkı, ”Orhan ağabey bizim pirimizdir. Orhan Gencebay, ‘Böyle gelmiş, böyle gitmez’ diyor. Bizse ‘Böyle gelmiş, böyle gider’ diyoruz” sözleriyle açıklama etmişti.

MÜSLÜM GÜRSES ŞARKILARINDAN BAZILARI

SMM Panel PDF Kitap indir