Fatiha Suresi okunuşu

Kur’an-ı Kerim’in birincil suresi olan Fatiha suresi, Mekke döneminin ilk yıllarında tamamı bir defada inmiştir. 7 ayettir. Fatiha suresi, Kur ’lahza ’ın birincil suresi olduğu için adını “başlangıç” anlamına gelen Fatiha kelimesinden almıştır. Fatihayı Şerife ve Elham duası olarak da bilinir. Çoğu kaynakta, Fatiha suresi duası faziletleri, faydaları, anlamı, özellikleri ve meali ile ilgili manâlı bilgiler yer alır. Fatiha suresi, “Ummu ’l Kitaptır; yani, Kur ’lahza ’ın esasıdır. Farz ve sünnet namazlarında okunduğu için Fatiha suresi okunuşu iyi anlamak siklet arz eder. Fatiha suresi okunuşu sık sık yapılmalıdır; çünkü bu surenin faziletleri ve faydaları olduğuna inanılır. Ezberlemek ve tamamını kulak vermek isteyenler için Fatiha suresi anlamı (meali), Arapça yazılışı ve Türkçe okunuşu, fazileti ile dinle seçeneği hakkında bilgiler anında altında bulunuyor.

FATİHA SURESİ ARAPÇA OKUNUŞU

Bismillahirrahmanirrahim

FATİHA SURESİ YAZILIŞI

Fatiha Suresi okunuşu

FATİHA SURESİ DİNLE

FATİHA SURESİ TÜRKÇE ANLAMI (DİYANET MEALİ)

FATİHA SURESİ NUZÜL

Mushafta birinci, nüzûl sıralamasında 5. sûredir. Hz. Muhammed ’in peygamberliğinin birincil yıllarında Mekke ’de nâzil olduğu hususunda ittifak vardır. Kaynaklarda nüzûl sebebiyle ilgili özel bir olay yoktur. Kur ’an ’ın ayrıca bir mukaddimesi hem de özeti gibidir. Keza her müminin kıldığı namazın bütün rek‘atlarında rabbi ile konuşurcasına okuması ve bu sayede O ’na yaklaşması murat edilmiştir.

FATİHA SURESİ KONUSU

Bu sûre ilâhî kitabın bütün amaçlarını; getirdiği mâna, bilgi ve hükümleri özet halinde ihtiva etmektedir. Kur ’lahza-ı Kerîm ’in gönderiliş amacı insanların dünya hayatını düzene koymak ve iyi (ilâhî irade, rızâ ve düzene uygun) bir dünya hayatından sonradan ebedî saadeti sağlamaktır. Bu amaca ulaşabilmek için: 1. Emir ve yasaklara gereklilik vardır. 2. Bu emir ve yasakların hayata geçmesi, bunların kaynağının “becerikli, varlığı zorunlu, kemal sıfatlarına sahip, her değişiklik eksiklik ve kusurdan uzaktan bulunan Allah” olduğunun bilinmesine bağlıdır. 3. Bu imanı, bu data ve şuuru desteklemek üzere de mükâfat ve ceza vaadi gerekir. Sûrenin başından “yevmi ’d-dîn”e değin birincisi, “müstak^m”e dek ikincisi ve buradan ardına kadar da mükâfat ve ceza vaadi ile –konuları cesaretlendirmek, canlı bir şekilde tanımlamak ve geçmişten ibret alınmasını karşılamak üzere verilen– Kur ’lahza kıssalarının özü özlü bir şekilde açıklama edilmiştir. Kur ’an-ı Kerîm ’in bilgi, irşad ve tâlimatla ilgili tüm muhtevası “bilinmesi ve inanılması gerekenler” ve “yapılması gerekenler” diye ikiye ayrılabilir. Birincisinde Allah, peygamberlik, gayb âlemi hakkında bilgiler, öğütler, misaller, hikmetler ve kıssalar vardır. İkincisinde ise ibadetler, hayat düzeni gibi amelî, ahlâkî hükümler ve öğretiler vardır. Fâtiha sûresi tüm bunları ya sözü ya da özüyle ihtiva etmektedir ya da bu konularda aklın önünü açarak ona ışık tutmaktadır.

“Hamd Allah ’a mahsustur” cümlesi Allah Teâlâ ’nın kendisini hamde (iltifat, yüceltme) lâyık kılan tüm yetkinlik sıfatlarını; “âlemlerin rabbi” ifadesi öteki yaratma ve fiil sıfatlarını; “rahmân ve rahîm” isimleri Allah ’ın insanlara rahmet ve merhametinden kaynaklanan din kurallarını; “cinayet ve hesap gününün sahibi” nitelemesi kıyamet hallerini ve âhiret âlemini; “Yalnız sana kulluk ederiz” kısmı iman, ibadet ve sosyal düzeni; “Yalnız senden destek dileriz” cümlesi amellerde ihlâsı (ibadetlerin yalnızca Allah rızâsı için yapılmasını) ve tevhidi (O ’ndan başkasına kul olarak boyun eğilmemesini, Tanrı ’ya bile bile sıfat ve etkilerin O ’ndan başkasına tanınmamasını) açıklama etmektedir. “Bizi içten yola ilet” cümlesi ibadet, nizam, fikir ve ahlâk çerçevesini, “nimete erdirdiklerinin yoluna…” kısmı gelip geçmiş örnek nesilleri, insanlar ve toplulukları; “gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil” bölümü ise kötü misal teşkil eden ve hallerinden ibret alınması gereken geçmiş toplulukları içine almaktadır.

Denebilir ancak besmelenin başındaki “bi” edatından başlayarak besmeleye, daha sonra Fâtiha ’ya ve devamında tüm Kur ’an ’a dürüst ilâhî sırlar perde perde açılmakta; yoğunlaştırılmış rahat hacimden, yoğunluğu gittikçe hafifleyen geniş hacimlere içten yansıyan ilâhî irşadın ışığı âlemlere yayılmaktadır. “Bi” edatındaki “musâhabe” (birliktelik) ve “ istiâne” (yardım dileme) mânaları, kul ile Allah ilişkisinin ve dolayısıyla dinin amacının bütününü ihtiva etmektedir. Besmelenin geri kalan kısmı ile Fâtiha, bu ilişkiyi daha da açarak devam etmekte, diğer sûre ve âyetler de bunları, arasında bir bütünlük oluşturarak her kabiliyet ve us seviyesine uygun üslûplar içinde açıklığa kavuşturmaktadır.

FATİHA SURESİ FAZİLETİ VE SIRLARI

Gerek sadece “elhamdülillâh” vb. biçiminde açıklama edilen hamdin ve gerekse tamamiyle Fâtiha sûresinin değeri ve müminin dinî hayatındaki yeri hakkında birçok sahih hadis bulunmaktadır: “Zikrin en üstünü ‘lâ ilâhe illallah ’, duanın en yücesi ‘elhamdülillâh ’tır” (Tirmîzî, “Duâ”, 9). “Allah ’a hamd ile başlamayan her kayda değer işin sonu güdüktür” (İbn Mâce, “Nikâh”, 19). Allah ’ın resulü, Ebû Saîd b. Muallâ isimli sahâbîye, Kur ’lahza-ı Kerîm ’deki en büyük sûreyi mescidden çıkmadan bildireceğini açıklama buyurmuş, sonradan da bunun Fâtiha olduğunu açıklamıştır (Buhârî, “Fezâ ’ilü ’l-Kur ’an”, 9).

Tekrar çoğu sahih hadiste Fâtiha sûresinin şifa özelliği ile ilgili talimatlar yapılmıştır (meselâ bk. Buhârî, “Fezâ ’ilü ’l-Kur ’ân”, 9).

“Eûzü” ya da “istiâze” diye bilinen bu cümle, bu şekliyle bir âyet olmadığı için mushafa yazılmamıştır. “Kur ’an okuyacağın zaman o kovulmuş şeytandan Allah ’a sığın” (Nahl 16/98) biçiminde buyurulduğu için Kur ’lahza okumaya başlayanlar, besmeleden önce “eûzü…” ifadesini okumak suretiyle bu emri yerine getirmektedirler.

Belli Başlı adı İblîs olan şeytan, Allah ’ın “Âdem ’e secde et!” emrine uymadığı, kendisinin daha üstün olduğunu ileri sürerek emre karşısında geldiği için meleklerin vatanından (melekût âlemi) kovulup sürgün edilmiş; o da imtihan dünyasında Allah ’ın kullarını, O ’nun yolundan ve rızâsından karışıklığa itmek için uğraşmayı kendine vazife edinmiştir (A‘râf 7/11-17). Iblis, kendine uyan diğer cinleri ve insanları da kullanarak vazifesini yapmaya çalışmaktadır (En‘âm 6/112). Fakat Allah ’a iman eden, O ’na dayanan ve güvenen müminlere şeytanın zarar veremeyeceği ve onlara hükmünün geçmeyeceği ilgili âyetlerde açıklanmıştır (Nahl 16/98-100).

Yukarıda meâli zikredilen âyet (16/98) nedeniyle Kur ’an okumaya başlayanlar “eûzü” çekerler. Fakat bunun hükmü konusunda bambaşka görüş ve yorumlar vardır. Bir Takım müctehidlere tarafından dikte kipi kullanıldığı için eûzü sürüklemek farzdır. Müctehidlerin çoğunluğuna kadar ise bu bir nasihat emridir, eûzü çekmek farz yok menduptur, teşvik edilmiştir ve güzel bulunmuş bir davranıştır.

Şeytanın insandan en uzaktan olması gereken süre olan Kur ’an okuma halinde bile –okumaya başlarken– eûzü sürüklemek tavsiye edildiğine kadar diğer işlere başlarken bunu yapmanın daha da gerekli olacağı anlaşılmaktadır.

Kötülüğe aleyhinde bile iyilik yaparak insanlardan gelecek belâyı defetmek, eûzü çekerek de şeytandan gelecek olan vesvese ve kışkırtmayı kendilerinden uzaklaştırmak Kur ’an ’ın, müminlere tavsiyeleri aralarında yer almıştır (bk. Mü ’minûn 23/96-98). Eûzü, bir yandan böyle maddî ve mânevî şerleri, kötülükleri defetmeye ilâç olurken öteki yandan kulun imtihan şuurunu tazelemekte, insanın ulvî yönü ile süflî yönü aralarında ömür boyu sürüp dışarı giden ve onu geliştirmeyi, olgunlaştırmayı karşılayan mücadelede açıkgöz ve tedbirli olmayı tavsiye etmektedir.

FATİHA SURESİ TEFSİRİ (KUR ’AN YOLU)

Sûrelerin başında bulunan besmele cümlelerinin, Kur ’lahza-ı Kerîm ’in mushaflarda birincil kez toplanmasından itibaren yazılageldiği, aynı dönemde Kur ’lahza ’a dahil olmayan hiçbir şeyin mushafa yazılmadığı dikkate alınırsa –aksine görüşler bulunmakla birlikte– her sûrenin başındaki besmeleyi, sûrenin âyet sayılarına dahil olmayan öbür bir âyet olarak benimsemek gerekmektedir. Hanefî fıkıhçılarının görüşleri de böyledir (Cessâs, Ahkâmü ’l-Kur ’ân, I, 12). İmam Şâfiî Fâtiha sûresinin başındaki besmeleyi bu sûreden bir âyet olarak kabul etmiştir. Diğer sûrelerin başlarındaki besmeleler konusunda kendisinden iki bambaşka bakış nakledilmiş, her sûreye dahil bir âyet sayılması görüşü –ona ait olması yönünden– daha sahih bir rivayet olarak kaydedilmiştir. Ebû Hanîfe ’ye göre besmeleler sûrelerin başında farklı âyetler olduğu için namazda yalnızca Fâtiha ’dan önce sessiz olarak okunur, Fâtiha ’yı takip eden ve zamm-ı sûre denilen sûre ve âyetlerden önce ise besmele okunmaz. Yukarıda bahşedilen bilgiler istikametinde besmele bu sûrenin birincil âyeti olarak tefsir edilmiştir.

Besmele dilimize çoğunlukla “Rahmân ve rahîm olan Allah ’ın adıyla” biçiminde çevrilmektedir. Bu cümlede zikredilmeyen fakat her besmele okuyanın başlayacağı işe göre niyetinde yer alan “… okuyorum, başlıyorum, yapıyorum, yiyorum” gibi bir yüklem vardır. “Allah ’ın adıyla yemek, okumak” ifadesinden Türkçe ’de “yenen ve okunanın Allah ’ın adıyla birlikte yenildiği veya okunduğu” kavranabilir. Bu mâna kastedilmediğine göre maksadı içten anlatabilmek için besmeleyi “Rahmân ve rahîm olan Allah adına, … adını anarak, … Allah ’tan yardım dileyerek …” şekillerinde döndürmek de yerinde olur.

Kul herhangi bir davranışta bulunurken, önemli bir işe girişim ederken önce eûzü çekerek muhtemel olumsuz etkileri defetmekte sonradan da besmeleyi okuyarak “kendinin kimsesiz yeterli olmadığını, galibiyet ve gücün ancak Allah ’tan gelebileceğini, Allah ’ın yeryüzünde halife kıldığı bir varlık olarak O ’nun mülkünde, O ’nun adına tasarrufta bulunduğunu, belli başlı mâlik ve hâkim olan Allah ’ın koyduğu sınırları aşarsa emanete hıyanet etmiş olacağını…” peşinen kabul etmekte ve bundan zor almaktadır. Burada tevhid cümlesinin mânası da üstü kapalı olarak mevcuttur. Zira nasıl ama tevhid cümlesinde “lâ ilâhe” denilerek önce tüm sahte tanrılar zihinlerden siliniyor, sonra da “illallah” ifadesiyle reel, tek, eşi ve benzeri bulunmayan Tanrı (Allah) kalbe ve zihne yerleştiriliyorsa, eûzü besmele çekildiğinde de önce kulluk ilişkisine engel olan benekli çevre temizleniyor, sonradan da bu ilişkinin en uygun anahtarı kullanılmış, dürüst kapılar açılmış, dinç senet resmileşmiş oluyor.

Kur ’an dilinde rahmân önad-ismi de Allah ’a mahsustur, diğer hiçbir varlık için kullanılmamıştır. Rahmân “en uzaktan geçmişe içten bütün yaratılmışlara baki ve sınırsız lutuf, ihsan, rahmet bahşeden” demektir. Rahmân, rahmetiyle muamele ederken buna mazhar olan varlığın hak etmesine, lâyık olmasına bakmaz, bu sıfatın tecellisi yağmur gibi her şeyin üstüne yağar, güneş gibi her şeyi ısıtır ve aydınlatır.

Rahîm “çok merhametli, rahmeti bol” çağrıda bulunmak olup bu sıfatla kullar da nitelenebilir. Allah ’ın rahîm önad-ismi O ’nun, daha ziyade kullarının gelecekte edinmek üzere hak ettikleri, lâyık oldukları sınırsız rahmetini, lutuf ve merhametini ifade etmektedir. “Esirgemek” ve “bağışlamak” bu ebedi, engin ve etkisi farklı alanlara yönlendirilmiş rahmetin fakat bir parçası, etkilerinin yalnızca bir çeşididir.

ÜÇ İHLAS BİR FATİHA

Fatiha suresi namaz haricinde okunduğunda genelde İhlas Suresi de üç kere tekrarlanır. Bu dörtlemeye ırk arasında genel olarak “üç Kulhü bir Elham” denir.

Fatiha ve İhlâs surelerinin beraber okunması suretiyle İslam’daki Allah kavramı başlıca hatlarıyla özetlenmiş olur.

FATİHA SURESİ NE SÜRE VE NEREDE İNMİŞTİR?

FATİHA SURESİ KAÇ AYET?

FATİHA SURESİ KAÇINCI SAYFA VE CÜZDE YER ALIYOR?

FATİHA SURESİ NEYİ ANLATIYOR?

Surenin içeriği teoloji (ilahiyat) ve Allah ’ın sıfatları, salih kulların önad ve göstergeleri, hidayet ve sırat-ı müstakim (doğru yol) konusunun dua kalıbında açıklanması, sapkınlık ve delaletten dehşet edilmesiyle ilgili konuları kapsamaktadır.

Temel içeriği tevhit ve sonradan Allah ’tır. Fatiha Suresi’ni iki bölüme ayırabiliriz:

Allah Resulü (s.a.a) bir hadisi şerifinde, Allah-u Teâlâ ’nın şöyle buyurduğunu söylemiştir: “Ben Fatiha Suresi’ni kendim ve kulum aralarında bölmüşümdür; Fatiha Suresi’nin yarısı benim ve öteki yarısı da kulumundur.”

FATİHA SURESİ GÜNDE KAÇ KERE OKUNMALI?

Fatiha suresini seher vakti 41 kez okumayı adet haline getirene Allah rızık genişliği verir, işlerini kolaylaştırır. Hayır için ya da bir musibetten kurtulmak için günde 313 defa okunur veya 3 günde 1000 kere okunur.

FATİHA SURESİNE NIÇIN BU İSİM VERİLMİŞTİR?

FATİHA ANLAMI NEDİR?

FATİHA SURESİ NE İÇİN OKUNUR?

Kur ’an-ı Kerim ’de yer alan tüm sureler ve dualar gibi, “Fatiha suresi ne için okunur, neye iyi gelir?” sorusu da sıkça araştırılır. Fatiha suresi ne için okunur ve neye iyi gelir sorusunun cevabı şöyledir:

Fâtiha ’nın Kur ’lahza ’daki en büyük sûre olduğu, Tevrat ve İncil ’de bir benzerinin bulunmadığı, Bakara sûresinin son âyetleriyle birlikte “iki nûr” diye anıldığı ve geçmişte hiçbir peygambere benzerinin verilmediği, şifa niyetiyle okunduğu takdirde tesirinin görüleceğine dair hadisler vardır (bk. Müsned, III, 450; Dârimî, “Feżâʾilü ’l-Ḳurʾân”, 12; Buhârî, “Tefsîr”, I/1, 15/3, “Feżâʾilü ’l-Ḳurʾân”, 9, “Ṭıb”, 34; Müslim, “Selâm”, 66; Ebû Dâvûd, “Ṭıb”, 19; Nesâî, “İftitâḥ” 26).

Fâtiha ’nın fazileti ile ilgili rivayetlere hadis mecmuaları yanına tefsir kitaplarında da geniş yer verilmiştir. Bu sûrenin her türlü uğurlu faaliyetlerin başında ya da sonunda, farklı alanlara yönlendirilmiş vesilelerle düzen edilen meclislerde, merasimlerde, kabirlerde vb. yerlerde dua niyetiyle okunması zamanla Müslümanlığın en köklü şiârlarından biri haline gelmiş, ayrıca hemencecik tüm tekke ve tarikatların ezkâr ve evrâdı içinde mutlaka Fâtiha ’nın da yer alması hususu tasavvuf geleneğinde aralıksız olarak sürdürülmüştür.

FATİHA SURESİ NE SÜRE OKUNMALIDIR?

Fatiha suresinin İslam âlimlerine tarafından fazla sayıda sırrı bulunur. Fatiha suresi ne zaman okunmalıdır sorusunun yanıtı şu şekildedir:

Fatiha Suresi’ni öğrenmek, akıcı okumak, farz ve müstehap namazların birinci ve ikinci rekâtlarında okumak her mükellef için farzdır.

Namaz kılan kişi, namazın üçüncü ve dördüncü rekâtlarında, Fatiha Suresi veya Tesbihat-ı Erbaa ’yı okumak aralarında seçme hakkına sahiptir. Namazın üçüncü ve dördüncü rekâtlarında, Fatiha Suresi’nin mi yoksa Tesbihat-ı Erbaa ’nın mı okunmasının daha iyi olduğu noktasında, farklı düşünceler bulunmaktadır.

Namazın birinci rekâtında Fatiha Suresi’ne başlamadan önce ‘‘Euzu billahi mineş-Şeytanir-Racim ’ ’ demek müstahaptır; lakin namazdayken Fatiha Suresi’nin sonunda ‘‘Âmin ’ ’ çağırmak, haramdır ve bununla birlikte namazın da batıl olmasına sebep olmaktadır.

Beyhude ve müstahap namazlarda eğer özel bir surenin okunması istenilmemişse, sadece Fatiha Suresi’nin okunması caiz ve yeterlidir.

Fatiha Suresi’nin çoğu yerde, özellikle de farz namazlardan daha sonra ya da hastanın yattığı yatağın başı ucunda veyahut da ölünün kabre koyulduğu esnada ve İmam Hüseyin ’in (a.s) Türbesi ve etrafından türbet (toprak) alırken okunması müstehaptır.

FATİHA SURESİ ÖLÜLER İÇİN OKUNUR MU?

Fatiha Suresi’ni birçok yerde, bilhassa de farz namazlardan sonra veya hastanın yattığı yatağın başucunda yâda ölünün kabre koyulduğu esnada okumak müstahaptır.

Müslümanlara özgü örf bu geleneklerde oldukça yaygın bir şekilde okunur. Bilhassa de ölülerin günahlarının bağışlanmasını istek ettiklerinde ya da ölüleri anmak ve anımsamak istediklerinde her daim Fatiha Suresi okunur.

FATİHA SURESİ ABDESTSİZ OKUNUR MU?

Vakıa suresi, 79. ayette “Temizlenmiş olanlardan başka biri ona el süremez.” şeklinde emredilir. bu nedenle, cünüp olan ya da abdestsiz birisinin Kur ’lahza-ı Kerim ’e el süremeyeceği gibi herhangi bir ayeti de okuyamaz.

Özet Olarak, abdesti olmayan birisi, Kur ’lahza-ı Kerim ’e el dokundurmadan ezberinden bildiği ayet ve sureleri okuyabilir. Bu caizdir; fakat abdestsiz olan birisi Kur ’an ’a dokunarak Fatiha suresini okuyamaz. Ayet el-Kürsi, Fatiha ve İhlas gibi ayet ve sureleri okumak isteyen kimse, bunları dua niyetiyle okursa caizdir. (Elmalılı Hamdi YAZAR, Tefsir, Vakıa 79. ayet in izahı; Celal Şimşek, İslam fıkhı, IV/157)

Keza, başörtüsü olmadan da Fatiha suresi okunabilir; ama Kur’an’a saygıdan nedeniyle başörtülü elde etmek daha iyidir.

FATİHA SURESİ ADETLİYKEN OKUNUR MU?

EZBERLEMENİZ İÇİN DİĞER DUALAR VE SURELER

SMM Panel PDF Kitap indir